Eylül 09, 2010  

İran muhalefeti bu taleplerle başarılı olmaz

İSMET AKURT -ANF
Analiz / 08:35 / 07 Ocak 2010

HABER MERKEZİ - İran’da gösterilerde kan dökülmesi iktidar ile muhalefet arasındaki çatışmanın yeni bir duruma evrilmesine yol açacak gibi gözüküyor. Batı basınında çıkan makaleler mevcut süreci 1979’daki devrim sürecine benzetiyor.

İran’da rejimin gittikçe anti demokratikleştiği ve İran halklarının istemlerine cevap veremediği aşikar. Ancak İran’da mevcut durum oldukça ciddi ama muhalefetin yapısı 79’dan farklılıklar arz ediyor.

Muhalefet liderleri olarak öne çıkan Mir Hüseyin Musavi ve Mehdi Kerrubi’nin bugüne kadar yaptıkları açıklamalar İran’da rejimden rahatsızlık duyan tüm kesimlerin taleplerini karşılamadan oldukça uzak. Dillendirilen istemler daha çok orta sınıfın talepleri olan sosyal reformlar ve kısmi bir örgütlenme özgürlüğü.

Şüphesiz sokaklarda rahatsızlıklarını ifade eden halkın talepleri bunlarla sınırlı değil ve çok daha fazla. Bu durum gösterilerde daha çok orta sınıfın yer almasına ve göstericilerin toplumun tüm kesimlerini kapsayamamasına yol açmakta.

İran’daki muhalefetin diğer zayıf noktası ise öncülük olarak öne çıkıyor. 79 devrimine Ayetullah Humeyni’nin yanısıra sol demokratik güçlerin liderleri yanı sıra Kürt, Belluc ve diğer halkların belirgin şahsiyetleri de öncülük etmiş ve kolektif bir öncülükle devrim gerçekleşmişti.

79’daki devrim toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla gerçekleşmişti. Devrimin sonradan İran’daki halkları inkara devam etmesi ve toplumun demokratik taleplerini kabul etmesi bu gerçeği değiştirmez.

Muhalefetin başarılı olabilmesi için mevcut durumu aşan bir demokratik açılım talebi ortaya koyması gerekiyor. Rejimin demokratik açılımlara gitmesi ve anayasal değişiklikleri kabul etmesi için toplumun tüm kesimlerini kapsayan daha geniş katılımlı bir muhalefete ihtiyaç var.

İran’daki işsizlik rakamları ve gelir dağılımındaki adaletsizlik Ahmedinecad yönetiminin ekonomiyi Devrim Muhafızları ve Besiç milislerinin denetimindeki yapılara peşkeş çekmesi sonucu yoksul ve işsiz kesimlerin tepkilerini rejime yöneltmekte. Kürt, Belluci ve diğer halkların kimliklerini ifade edememeleri ve sürekli olarak bir terör yönetimine tabi tutulmaları ise rejimle olan tüm bağlarının kopmasına yol açmaktadır.

Başta Kürtlerin ve Bellucilerin olmak üzere İran’daki diğer halkların katılmadığı bir muhalif hareketin başarılı olması mümkün değildir. Mevcut muhalefet ise sadece sosyal reform talepleri ve kısmi demokratik reformlarla kendi önünü açmayı hedefleyen taleplere sahip. Şu anda Kürtler ve diğer halklar muhalefete kısmi bir destek vermesine rağmen hala bu gücün kendileri için ne düşündüğünü açık bir şekilde bilmemektedirler. Bu durum geçmiş devrimde aldatıldıklarını unutmayan ve anıları taze olan Kürtler ve diğer halklarının da aktif harekete geçmeleri önündeki en büyük engel.

2010 yılı İran açısından hem içte hem dışta ciddi bir çatışma ve tartışmanın olacağı bir yıl olacak. Dışta ABD-İsrail ve Batı bloğunun ambargo ve saldırı tehditlerine karşı sürekli olarak savunmada kalacak bir İran olacak. İçte ise muhalefetin kendi içerisindeki samimiyeti ve demokratik değişime (İran’daki halkların hak taleplerini-yoksulların ve işşizlerin ekonomik adalet taleplerini ne kadar kapsayacağı) ne kadar öncülük edeceği beliryeci olacaktır. Kürt, Belluci ve diğer halkların kendi taleplerini bulmadığı ve bu halkların da katılmadığı bir muhalefetin başarılı olma şansı yok gibi.

ANF NEWS AGENCY


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê