Eylül 09, 2010  

Gerilla cenazeleri

ENGİN ERKİNER
Analiz / 08:23 / 10 Temmuz 2010

Yıllardan beri yaşanılan örnek bir kere daha hayata geçti: Ordu ile son çatışmada hayatlarını kaybeden gerillaların cenazeleri önce ailelerine verilmek istenmedi, daha sonra ise tahrip edilmiş olarak verildi. Kimisinin gözü çıkarılmış, kimisinin kafası kırılmış olarak…

Geçmişte de benzer örnekler görülmüştü: Savaşta hayatını kaybeden ve geri çekilen gerillalar tarafından alelacele gömülen gerillaların mezarları bulunduğunda tahrip edilirdi. Bazı askerler ölen gerillaların kulaklarını keserler, bazıları da ‘’hatıra fotoğrafı’’ çektirirlerdi.

‘’Bu nedir?’’ diye sorulabilir ve cevap olarak da ‘’vahşet, ölüye bile saygı duymamak’’ gibi belirlemeler yapılabilir.

Cansız gerilla bedenlerinin tahrip edilmesi, bulunabilirse mezarlarının dağıtılması ve bunun uzun süreden beri yapılması, sözkonusu olanın basit bir vahşet ya da intikam duygusu değil, sistematik bir uygulama olduğunu gösteriyor.

Bu eylemi yapan askerler bu doğrultuda eğitilmişlerdir. Bu eğitimin mutlaka ‘’öldürdüğünün bedenini tahrip et’’ emri çerçevesinde olması gerekmez. Ama dolaylı olarak öyle bir eğitim alırsınız ki, kendiliğinden zannettiğiniz bir duyguyla böyle yapmaya yönelirsiniz.

Peki ama neden?

Karşı tarafın ölülerinin sistematik olarak tahrip edilmesinin ve mümkün olduğunda mezarlarının dağıtılmasının nedeni nedir?

Ölen ya da öldürülen kişinin işlevi bitmez. O, daha sonra, kişiliği, eylemleri ve mücadelesiyle arkadan gelenlere örnek olarak gösterilebilir. Giden, bu anlamda arkadan gelenin eğitiminin bir parçası olur.

Söz konusu olan silahlı savaş ise, durum daha da ciddidir. Bu savaşta düşenler sembolleşirler. Savaşta düşenlerin mümkünse ortadan kaybedilmeleri, olmazsa cesetlerinin tahrip edilerek ailelerine verilmesinin amacı, artık yaşıyor olmamakla birlikte savaşta hala bir işlevi olan sembollerin ortadan kaldırılmasıdır.

Bu yapılamadığında sembolün tahrip edilmesidir. Burada verilen mesaj, savaşta düşenin tahrip edilmiş haliyle ya da devletin şiddetiyle birlikte hatırlanmasının sağlanmasıdır.

Bu, yılların politikasıdır. Şeyh Said’in de mezarının olmadığını hatırlamak gerekir. Mezarının olmamasının O’nun anılmasını, güçlü bir sembol olmasını eksilteceği hesaplanmıştır.

Türk kültüründe anmanın büyük yeri vardır. Bu anlamalar da genellikle ya doğrudan savaşla ya da savaşa giden adımlarla ilgilidir. 19 Mayıs, Sakarya Meydan Muharebesi, İnönü savaşları, 30 Ağustos, Çanakkale, son yıllarda ortaya çıkan Sarıkamış, her ilin ‘düşman işgalinden’ kurtuluş bayramı ve daha gerilere gidilerek Malazgirt, İstanbul’un fethi, Preveze vd. Bu anmaların sembol kişi ya da kişileri vardır. Bu kişilerin ve olayların düzenli olarak anılması, Türkiye toplumunun bugünü ve geleceğinin kurulmasında, ideolojik motivasyonunda önemli işleve sahiptir.

Yıllardan beri süren savaş kendi sembollerini de yaratacaktır. Savaşta düşenlerin sayısı fazlalaştıkça, anmalar da ayrışır. Bazı kişilerin ölüm yıldönümlerinde gazetelere ilan verilir, bazıları için toplantı yapılır, özel eylemleriyle dikkati çekmiş olanlar ise sürekli olarak anılırlar.

Devlet, kimin ne oranda sembolleşeceğini kestiremediği için, sembollerin tümünü yok etmeye çalışır. Bunu yapamadığında da, ‘’o sembolü benim şiddetimle birlikte hatırla’’ düşüncesiyle fiziki tahribata yönelir.

20. yüzyılın ilk yarısında bu yöntem sonuç verebilirdi. Ne ki, sonraki yıllarda basın-yayının gelişmesi, buna televizyonun ve ardından internetin eklenmesi, sembollerin korunmasını ve yayılmasını güçlendirdi. Çok sayıda insan savaşta düşenleri son görünümleriyle değil, kampta yada askeri eğitimdeki fotoğraflarıyla tanıyor.

Mezarların olmamasının, cansız bedenlerin kaybedilmesinin ya da tahrip edilmesinin anlamı eskisine göre oldukça azalmıştır.

Tarihte yıllarca mezarı bulunamadığı halde dünyanın her tarafında var olan kişi var mıdır? diye sorulsa, cevap Che Guevara’dır.

Mezarı yaklaşık 40 yıl bulunamadı. Kemikleri bulunup Küba’ya götürüldüğünde ise, O zaten yıllardan beri dünyanın her tarafındaydı.

Bırakın gazeteleri, televizyon ve internet vasıtasıyla semboller dünyanın her yanına büyük bir hızla dağılıyor. Ölenleri denetleyemiyorsunuz artık.

Bunun bir an önce anlaşılmasında sayısız yarar vardır.

ANF NEWS AGENCY


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê