Eylül 09, 2010  

'Bulanık katilleri' tahliye edildi

ANF
YENİLENDİ / 11:57 / 29 Temmuz 2010

ANKARA - Muş'un Bulanık İlçesi'nde DTP'nin kapatılmasını protesto etmek için binlerce kişinin düzenlediği yürüyüşe ateş açarak 2 kişinin ölümüne neden olan gönüllü köy korucusu Turan Bilen ve kardeşi Metin Bilen'in yargılandığı davada, mahkeme heyeti "meşru müdafaa ve suçun unsurlarını değişebileceği" gerekçesi ile sanıkların tahliyesine karar verdi. Ciddi kanıtlar toplanmadan "meşru savunma kararı" vermenin Türkiye'de bir ilk olduğunu belirten avukatlar ise, "Hukuku çiğneyen mahkeme hakkında gerekli başvuruları yapacağız" dedi.

Muş'un Bulanık İlçesi'nde 15 Aralık 2009 günü DTP'nin kapatılmasını protesto eden halkın üzerine ateş açarak, 2 kişinin ölüme 10 kişinin ise yaralanmasına neden olan Turan Bilen ve kardeşi Metin Bilen'in yargılandığı Bulanık davasının 3. duruşması Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya BDP Muş Milletvekilleri Nuri Yaman, BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, BDP Muş İl Başkanı Nimet Sezgin, BDP Bulanık İlçe Başkanı Rahmi Çelik, Bulanık Belediye Başkanı Ziya Akkaya, BDP Ankara İl ve ilçe yöneticilerinin yanı sıran hayatını kaybeden Necmi Oral'ın ailesi ile mağdur avukatları katıldı.

POLİS KAMERASI KAYITLARI RAPORDA YOK

Mahkeme heyetinin bir önceki duruşmada mahkemenin talep ettiği gizli tanıklar ve kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunu okunarak başlanan duruşmada, mağdur avukatlarından Kadir Karaçelik, bilirkişi raporunun tamamen yanlı olarak hazırlandığını belirterek, "Bilirkişi raporuna tamamen karşıyız. Çünkü görüntüler cımbızlanarak alınmış. Yani rapora göre olay sanki insanların Turan Bilen'in dükkanına saldırması ile başlamış gibi, ama görüntüler izlendiği zaman bunun böyle olmayacağı ortadadır. Olay günü 4 polis kamerası kayıt alıyor, ancak ne hikmetse ne görüntülerde ne de raporda Turan Bilen'in ateş edişiyle ilgili görüntüler yok" dedi.

Mağdur avukatlarından Abdül Baki Çelebi ise, gizli tanıklarla ilgili ifade tutanaklarının bir hukuk skandalı olduğunu belirterek ifade kağıtlarının üzerinde ne ifadeyi alan kurumun ne de kişinin isminin veya imzasının bulunmadığını vurguladı. Mahkeme heyetine Turan Bilen'in telefon kayıtlarını gösteren Türk Telekom raporunu hatırlatan Çelebi, "Rapordaki görüşmelere baktığımızda Necmi Oral'ın öldürülüşü saat 11.20 olarak geçiyor. Sanık Turan Bilen'in emniyet müdürünü araması ise saat 11.30, yani sanığın Necmi Oral'ı öldürdüğü zaman kendisini hiçbir tehlikede hissetmiyor ki ondan sonra Emniyet Müdürünü arıyor" dedi

KATLİMLARA DAVETİYE

Avukat Çelebi, sanıkların tahliye edilmesi durumunda herkesin kendisinde meşru müdafaa yetkisini göreceğini kaydederek, "Eğer bugün buradan tahliye çıkarsa, Hatay Dörtyol'da da esnaflar kendilerinde meşru müdafaa yetkisi görür ve katliam yapar" dedi.

MAHKEME BAŞKANI AVUKATLARA BAĞIRDI

Sanık avukatlarının tahliye taleplerinin ardından mahkeme heyetinin, mağdur avukatlarının tahliyeye ilişkin beyanlarını almadan karar vermek için toplanması üzerine tartışma yaşandı. Ara karar açıklamak isteyen mahkeme heyetine, kendilerinin savunma yapmadığını hatırlatan avukatlara, mahkeme başkanı bağırınca tartışma büyüdü. Bunun üzerine mahkeme başkanı mağdur avukatların savunmasını almadan kararlarını açıkladı. Mahkeme heyeti gizli tanıkların dinlenmesi, kamera kayıtlarının TÜBİTAK tarafından incelenmesi taleplerini ve olay günü orada olan muhabirlerin dinlenmesine ilişkin talepleri reddederken tutuklu sanıklar Turan Bilen ve Metin Bilen'in "meşru müdafaa ve bilirkişi raporuna göre suçun değişebileceğini"! göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

OLAYA KARIŞANLARA 11 YIL, KATİLLERE TAHLİYE

Mahkeme çıkışı basın mensuplarına açıklamalarda bulunan BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, hukukun herkes için lazım olduğunu belirterek, "JİTEM elemanlarınca gönüllü ve kadrolu köy koruyucularını yıllarca sürdürdüğü hukuk dışı olayların birinin burada yargı tarafından nasıl hukuksuzca sonuçlandırıldığını ve devlet tarafından aklandığını gördük. Biz Ankara'da da hukukun üstünlüğüne inanan hakimler olduğunu bekledik, ne yazık ki bunu göremedik. Olaya karışanlara 11 yıl hapis cezası veriliyor, ama katliamı yapanlar tahliye ediliyor. Bu hukukun katlidir. Yargı safhasında mahkeme başkanının sinirli tavrını ve savunma hakkını ayaklar altına almasını gördük. Bu insanlar bugün devlet eliyle aklandılar" dedi.

Avukat Şahabettin Göçmen ise, dosyanın zaten tamamen meşru müdafaaya göre yapıldığını kaydetti. Avukat Kadir Karaçelik da, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hukuka ağır bir darbe vurduğunu belirterek, "Araç olan bu sanıkların arkasında bir örgütlenme olduğu yönünde kanıtları sunmamıza rağmen, mahkeme ne sunduysak reddetti. Mahkeme bizi sınırladı, söz hakkı dahi vermedi. Taraflı bir soruşturmanın yapıldığına inanıyoruz. Ciddi kanıtlar toplanmadan meşru savunma kararı vermek Türkiye'de bir ilktir. Biz bu hukuku çiğneyen mahkeme hakkında gerekli başvuruları yapacağız" dedi.

ANF NEWS AGENCY


© 2010 Ajansa Nûçeyan a Firatê